Ekim’de…

Ekim’de yepyeni baslangiclar bekliyor olacak beni!

Ekim, Berlin’de yasayacagim son ay olacak. Bir ilkbahar günü geldigim bu sehirle, bir sonbahar gününde vedalasacagim.

Ekim’de; tipki agaclarin yapraklariyla vedalasmalari gibi, ben de artik yasamimda yeri olmayanlarla vedalasacagim. Evimle, arkadaslarimla ve sehrin kendisiyle…

Ekim’de yepyeni baslangiclarin heyecanini hissedecegim. Gecmisi degil, gelecegi düsünecegim. Kalanlarin degil, gidenlerin bir parcasi olacagim.

Ekim’de hayatima yepyeni, tertemiz bir sayfa acacagim!

Ceren,
02 Ekim, Berlin

Reklamlar

Strazburg’dan notlar!

Tarihler 24 Mayis’i gösterirken sabahin 07:00’sinde ben yine son dakika’da Strazburg’da kalacagim oteli rezerve etmeye calisiyordum. Bir yandan Ceren yine son dakika da yapiyorsun islerini diyerek sizlanirken, diger yandan icten ice yeni bir sehre gitmenin heyecanini icimde hissediyordum. Aslinda üzerinde calistigim proje tam Almanya-Fransa sinirinda olan bir lokasyonda oldugundan, Strazburg’a gitmek hep aklimdaydi. Ama iste bu oldukca kolay gidilebilirlilik, benim de bu seyahati sürekli ertelememe yol acti. Tipki Polonya’ya cok gitmek isteyip, bir türlü gidememem gibi.

DSC_0741

Okumaya devam et

Güzel bir Pazar günüydü!

Bugün günes yüzünü ne kadar göstermiyorsa, Pazar günü bunun tam tersiydi. Berlin’de günes isigindan mütevellit uyandigim o nadir günlerden biriydi. Sonrasinda Cumartesi aksamini ne kadar depresif gecirmis olsamda “sunshine is good, for mood” mottosundan yola cikarak, evimde güzel bir kahvalti edip ardindan, bisikletimle Kami’nin zoruyla (evet resmen zorlamasiyla) kaydoldugum fitness salonuna dogru yola ciktim. 40 dk kadar kaslarimi calistirip, ter icinde kaldiktan sonra, yine bisikletimle evime geri döndüm. Ardindan dusumu alip serinleyip, fotograf makinemle birlikte Mauer Park’a dogru yol aldim. Parkta gezip, civarda eglenen hipster genclerinin arasinda zaman gecirdikten sonra, yönümü kastanienallee’ye cevirip, oradan eberswalder’e dogru yürüdüm. Sonrasinda Oguz’u arayip; hava bugün evde oturmak icin fazla güzel hadi cik disari bir seyler yapalim diyerek, yalniz olmaya ara verip, Eberswalder’de Oguz’la havadan sudan muhabbet ettim. Ardindan Jakob’la bulusup, bu defa Jakob’la tasinma üzerine muhabbet ettim. Sonrasinda gerisin geri eve geri dönüp, uzun zamandir okunmayi bekleyen kitabimi bir kadeh sarap esliginde okumaya basladim.

Evet gectigimiz Pazar, her anindan keyif aldigim güzel bir Pazar günüydü!

Ceren,
16 Agustos, Berlin

Bu aralar…

  • Her Pazartesi Berlin’den Karlsruhe’ye gidiyor, her Persembede Karlsruhe’den Berlin’e dönüyorum.
  • Hafta sonunda kendim ve Berlin’le zaman geciriyorum.
  • Evimde internet olmadan zaman geciriyorum.
  • Daha cok müzik dinliyorum, ama daha az kitap okuyorum.
  • Hep bir seylere baslamak istiyor, ama sonra birden vazgeciyorum.

Ceren
13 Agustos, Berlin

Bitti…

Christian’la iliskimiz üzerinden 4 yil gectikten sonra, gectigimiz günlerde sona erdi.
Duygularim su an cok karmasik, hayatimda yine geri dönüsü olmayan degisiklikler oluyor!
Fakat diger yandan da kendimi oldukca rahatlamis hissediyorum.

C.
31 Temmuz, Berlin

Özledim!

Bugün günlerden Carsamba, aksam en iyi ihtimalle saat 10 civarinda evimde olacagim. Sonraki 2 gün evden calisacak, Cumartesi günü sabah erkenden Türkiye’ye dogru yol alacagim.

Biliyorum Türkiye’de; arkadaslarimla yine gecmiste ki komik lise/üniversite anilarimizdan bahsedecegiz. Klasik Almanya-Türkiye karsilastirmasini yapacak ve de muhabbetin sonunu ne hale geldi bu ülke diye bitirecegiz. Herkes yine calisma kosullarindan dem vuracak. Yaz icin planlarindan bahsedecek. Annem yine balkonda türk kahvesini icerken, “ah be kizim burda kalsaydin, olmaz miydi?” diyecek. Uzun uzun kahvalti edecegiz. Ertesi sene mutlaka görüsecegiz diyip, yine vedalasacagiz.

Evet, sanirim sevdiklerimi fena özledim!

Ceren,
21 Haziran, Frankfurt

Berlin’de ki yol ayrimlari…

Kafam yine karisik… Yol ayrimlari su siralar hep karsima cikiyor.

Bildigin gibi Christian, Mart ayinin basinda ABD’ye gitti. Doktora sonrasi arastirmasini yapmak icin! Kami ise; 2 ay önce, Hollanda’nin Den Haag sehrinde, tam da istedigi gibi bir is buldu. Önümüzdeki aydan itibaren Holllanda’da yasamaya baslayacak.

Dün ögrendim ki, Sibel postdoc sürecinin ardindan sonunda istedigi gibi bir is bulup, Ulm’a tasiniyormus. Onun icin cok sevindim. Cok mutlu oldum. Özen zaten öncesinde Frankfurt’ta is bulup, oraya yerlesmisti. Seda ise ABD’ye postdoc yapmak icin zaten gectigimiz sene gitmisti. (Geriye o güzel türk grubumuzdan bir tek ben ve Beren kaldik Berlin’de.)

Canim cok aciyor bazen. Her seyin kalici olmamasi her ne kadar güzel olsada, bir yandan icim burkuluyor. Zira Berlin’de her sey su gibi akip geciyor.

Aklima ise hep o ayni soru geliyor. “Peki ben bu sehirde ne kadar yasayacagim?”

Ceren,
18 Haziran, Berlin